23 Haziran 2009

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum !

Kategori: Featured Articles, Ondan Bundan — admin @ 00:17

Her şeyin zorlaştığı son dönemlerde, yıllarca önce zenginim.com’da yayınlanan bir deneme.. Eminim bu denemeyi yazan kişi hala o günkü endişeleriyle beraber yaşıyor. Her şeye rağmen ilgili, alakalı ve doğru düşünen insanların olduğunu görmek sevindirici.

Şimdi bir çocuğum yok.. Ama ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum…

Evladımın etrafında..

“kadınlar acı çekmekten hoşlanır..”
“kadınlar tecavüz edilmekten ve taciz edilmekten hoşlanır..”
“bu akşam o kızı becermek istiyorum”

gibi sapıkça düşünceleri olan erkekler ve lezbiyenler olmasın..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum.. Öyle ki kızımın etrafında çakallar olmasın.. Yolda yürürken kimse laf atmasın, rahatsız etmesin.. Kimse ona “et” veya “becerilecek bir nesne” gibi bakmasın..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum.. küçücük yaşlarda arkadaşları ona “prezervatifin” ne olduğunu öğretmesin.. masum ve mutlu hayalleri olsun, kimse onurunu kırmasın, aşağılamasın.. “cinsel özgürlükle” değil “fikri özgürlükle” büyüsün..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum.. Kimse onu parayla pulla arabayla fiyakayla elde etmeyi düşünmesin.. ona satılık bir mal gibi bakmasın..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum.. Aklıyla ahlakıyla değer görsün.. Eğer güzelse kimse ona güzel olduğu için (”et” için) değer vermesin.. Eğer çirkin olursa kimse ona kötü davranmasın, dışlamasın..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum.. Kimse kızımın yolunu kesip ilan-ı aşk etmesin.. Birgün işe girerse patronu veya üstü onu taciz etmesin.. Herkes onun el bebek gül bebek büyük hayallerle büyütüldüğünü bilsin.. Kimse kızımın canını yakıp ardından “burası baba ocağı değil” demesin..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum.. Arkadaşları, gazeteler ve televizyonlar ona namussuzluk öğretmesin, soyunmayı güzel birşeymiş gibi anlatmasın, tenine kocasından başkası dokunmasın.. Piçlerin kadın avına çıktığı yerlerden(ortamlardan) uzak dursun.. Namussuzluk yapmak için bana(babasına) isyan etmesin.. Kimse onun düşüncelerini böyle şeyler yapması için kirletmesin..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum.. Kimse onunla alay etmesin.. Güçlü olursa merhametli olsun.. Zayıf olursa çakallar ondan uzak olsun..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum… Burçlara inanmasın.. İnansa bile.. Burcunda “bu hafta karşına bir aşk(sevişecek biri) çıkacak” gibi saçmalıkları gözardı etsin.. Kimse namusunu koruduğu ve namuslu olduğu için ona “tutucu” demesin..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum.. Bakire bozmak gibi özel zevkleri olan sapıklar, insanlara zaaflarından yaklaşanlar, ikiyüzlü riyakar insanlar, dedikodu kazanları ondan uzak olsun..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum.. Kimse namusuna göz koymasın.. Çöpçatanlar aklını çelip kızımı piçlerin altına atmasın.. aptal veya saf bile olsa kimse bunu istismar etmesin.. zor duruma düşerse bir tekmede başkası vurmasın..

Ben bu ülkede bir kız evlat yetiştirmek istiyorum.. sadece helaline varsın.. mutlu bir aile kursun.. mutlu yaşasın..

16 Haziran 2009

Can Yücel - Bugünlerde Herkes Gitmek İstiyor

Kategori: Kategorilenmemiş — admin @ 22:53

Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara…

Hayatından memnun olan yok.can yücel resimleri, fotoğrafları
Kiminle konuşsam aynı şey…
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle “yanına almak istediği üç şey” falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız “kalk gidelim”,
öbür yanımız “otur” diyor.

“Otur” diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira…
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu…
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz…
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler…
Bir çocuk daha doğurmalar…
Borçlara girmeler…
İşi büyütmeler…
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

Misal ben…
Kapıdaki Rex’i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki…
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

“Sırtında yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
İnadına kök salmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek…
Bütçe, zaman, keyif… Denk olsa.
Gün içinde mesela…
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma…
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun… İstemek de güzel.

14 Haziran 2009

Her şey senle başlar (!)

Kategori: Featured Articles, Ondan Bundan — admin @ 22:32

Her şey kişinin kendisiyle başlar (!) Düşünür, taşınır, karar verir, inanır, uygular, sonuca bağlar.. İnanmaktır esas olan.. Sonra da gerçekten istemek..

Peki ya bunların kudretlisi, ateşleyeni olan “bağlanmak?” Motive olabilmene, inancı güçlendirmene ve istemene neden olan bağlayıcı etken ?

Neye bağlanayım, ne motive eder ki beni ? Küçümseyen bakışlar, mağlubiyetle biten savaşlar, değişmeyen değişmeyecek olan düzen, arızalar, hissettiremeyen sözde aşklar, bitmeyen huzursuzluklar, gelmeyen beklenenler..

Zor, çok zor.. İnsan gücünün yetmeyeceği, erdemli olmanın kazındırdığı azmin yetersiz kalacağı kadar zor.. Doğaüstü bir şeyler gerekli, belki mucize belki de ufak bir beklenen.. O zaman düzelebilir bazı şeyler bir ihtimal..

Ama her şeye rağmen kabul ediyorum :  Çok  zor be “abi”.. Bir ömre karşılık bir ömür vererek yaşamak, çok zor..

WordPress'in desteğiyle.